Kur Artışı Oyun mu, Yönetim Krizi mi? İran Ekonomisine Gerçekçi Bir Bakış
İran Dini Lideri Ali Hamaney’in döviz kurundaki artışı “dış güçlerin oyunu” olarak tanımlaması, ekonomik gerçeklikten çok politik bir refleksi yansıtmaktadır. Döviz kuru gibi çok boyutlu bir ekonomik göstergenin tek bir nedene, üstelik soyut bir “dış müdahale” söylemine indirgenmesi, yaşanan krizi açıklamak bir yana, esas nedenleri perdelemektedir. Oysa İran’da döviz kurundaki yükseliş, uzun süredir biriken içsel ve yapısal ekonomik sorunların kaçınılmaz bir sonucudur.
Bir ülkede döviz kuru sürekli yükseliyorsa, bunun ilk göstergesi yerel para birimine duyulan güvenin zayıflamasıdır. İran ekonomisinde yıllardır yüksek enflasyon kalıcı hale gelmiş, fiyat istikrarı sağlanamamış ve halkın alım gücü ciddi biçimde erozyona uğramıştır. Enflasyon kontrol altına alınamadığında, vatandaş için ulusal para birimi tasarruf aracı olmaktan çıkar ve döviz doğal bir korunma aracına dönüşür. Bu noktada dövize yönelimi “oyun” olarak nitelemek, piyasa davranışlarını yok saymak anlamına gelir.
Döviz kuru artışının bir diğer temel nedeni para politikasının güven vermemesidir. Merkez bankasının siyasi baskı altında hareket ettiği, faiz ve para arzı kararlarının ekonomik rasyonalite yerine politik tercihlerle alındığı bir sistemde, piyasalarda istikrar beklemek gerçekçi değildir. Para politikasına duyulan güven zedelendiğinde, döviz talebi artar ve bu artış tamamen iç dinamiklerle açıklanabilir. Burada dış güçlerden ziyade, kurumsal zafiyetler belirleyici rol oynamaktadır.
Kamu maliyesindeki bozulma da döviz krizinin önemli bir parçasıdır. İran’da bütçe açıkları uzun süredir sürdürülebilir sınırların dışına çıkmış, bu açıklar çoğu zaman para basılarak finanse edilmiştir. Para arzındaki kontrolsüz artış, enflasyonu beslemiş ve yerel paranın değer kaybını hızlandırmıştır. Döviz kurunun yükselmesi, bu sürecin doğal bir sonucudur. Ekonomik denklem bu kadar açıkken, sorunu dış aktörlere bağlamak analitik bir yaklaşım değildir.
Yaptırımlar konusu ise çoğu zaman bilinçli biçimde yanlış çerçevelenmektedir. Uluslararası yaptırımlar İran ekonomisini zorlamaktadır; bu bir gerçektir. Ancak yaptırımlar tek başına döviz kurunu bu seviyelere taşımaz. Asıl sorun, ekonominin yaptırımlara karşı dayanıklı bir yapıya kavuşturulamamış olmasıdır. Üretim çeşitliliği zayıf, özel sektör baskı altında, yatırım ortamı güvensiz ve ekonomik karar alma mekanizmaları kapalı bir sistemde, her dış şok büyük bir krize dönüşür. Bu durum bir dış oyun değil, iç politika tercihlerinin sonucudur.
Ayrıca belirsizlik ve beklenti yönetimi de döviz kuru üzerinde doğrudan etkilidir. Ekonomik aktörler geleceğe dair öngörülebilirlik bulamadığında, riskten kaçınma davranışı sergiler. Sert siyasi söylemler, tutarsız ekonomik mesajlar ve sürekli kriz dili, döviz talebini artırır. Bu psikolojik etki dahi tek başına döviz kurunu yukarı taşıyabilecek güçtedir.
Sonuç olarak İran’da döviz kurundaki artışı dış güçlerin oyunu olarak tanımlamak, ekonomik sorunları açıklamaktan çok siyasi sorumluluğu dışsallaştırma çabasıdır. Döviz kuru krizi; yüksek enflasyon, güven vermeyen para politikaları, bütçe disiplinsizliği, yapısal ekonomik zayıflıklar ve kötü yönetilen beklentilerin birleşiminden doğmuştur. Kalıcı çözüm, dış düşman söylemlerinde değil; ekonomik reformlarda, kurumsal güvenin yeniden inşasında ve rasyonel politikalarda yatmaktadır. Aksi halde döviz kuru sorunu, söylemler değişse bile varlığını sürdürmeye devam edecektir.
Yorumlar
Yorum Gönder