Devlet kamu harcamalarını hiç vergi toplamadan yapabilir mi? İlk refleks genellikle “hayır” olur. Çünkü vergi, devlet denince akla gelen ilk şeydir. Oysa biraz durup bakıldığında, vergi ile harcama arasındaki bağın sandığımız kadar doğrudan olmadığı görülür. Devletin harcama yapabilmesi ile vergi toplaması aynı şey değildir; biz bu ikisini yıllardır aynı cümlenin içine sıkıştırıyoruz.
Bugün egemen bir para birimine sahip olan bir devlet için harcama yapmak teknik olarak zor bir iş değildir. Ödeme yapılır, kaynak aktarılır, para dolaşıma girer. Devlet bunu yaparken kasasında ne kadar para olduğuna bakmaz; çünkü o kasayı dolduran para da zaten devletin kendisi tarafından yaratılmıştır. Bu açıdan bakıldığında devlet, vergi toplamasa bile harcama yapabilir. Bu bir tercih değil, sistemin doğal sonucudur.
Asıl mesele bu noktadan sonra başlar. Çünkü vergi, devletin harcamasını mümkün kılan şey değil; harcamasını anlamlı kılan şeydir. Vergi sayesinde para sadece dolaşan bir kâğıt olmaktan çıkar, zorunlu hâle gelir. İnsanlar vergiyi ödemek için çalışır, üretir, kazanır. Devletin bastığı para bu zorunluluktan değer kazanır. Vergi yoksa para vardır ama bağlayıcılığı zayıftır.
Vergi aynı zamanda bir sınırdır. Vergi veren toplum, devlete bakar. Harcamayı izler. “Bu para nereye gidiyor?” diye sorar. Vergi, devleti sürekli olarak açıklama yapmaya zorlar. Harcama ile vatandaş arasında görünmez bir bağ kurar. Bu bağ koptuğunda devlet harcamaya devam eder; ama harcama, toplumsal denetimden yavaş yavaş uzaklaşır.
Vergi olmadan yapılan harcamalar ilk anda cazip görünür. Kimseye yük bindirilmiyordur, kimse itiraz etmiyordur. Fakat bedel ortadan kalkmaz. Sadece adı değişir. Enflasyon, kimsenin onay vermediği bir ödemedir ama herkesin hissettiği bir sonuçtur. Borçlanma da öyledir. Bugün görünmez, yarın kaçınılmaz hâle gelir. Vergi açık bir bedeldir; diğerleri sessizdir.
Bu yüzden mesele “devlet vergi olmadan harcama yapabilir mi?” sorusundan ibaret değildir. Yapabilir. Asıl mesele, vergi olmadan yapılan harcamanın kime hesap verdiğidir. Vergi, devletin gücünü azaltan bir şey değildir; gücünü sınırlayan bir şeydir. Bu sınır kalktığında devlet serbestleşmez, denetimsizleşir.
Sonuç olarak vergisiz kamu harcaması mümkündür ama bu durum sağlıklı bir kamu düzeni anlamına gelmez. Vergi, bütçeyi doldurduğu için değil, devleti toplumla aynı zeminde tuttuğu için vazgeçilmezdir. Devletin harcama yapabilme kabiliyeti değil, harcamasını gerekçelendirme zorunluluğu belirleyicidir. Vergi tam olarak bu zorunluluğun adıdır.
Yorumlar
Yorum Gönder