Kriz Sandığımız Şey: Sessiz Bir Gelir Aktarımı
Türkiye ekonomik krizde değil. Çünkü kriz dediğimiz şey sistemin kilitlenmesidir; para akmaz, üretim durur, devlet nefes alamaz ve bu hâl uzun sürmez. Bugün yaşanan tablo bunların hiçbiri değil. Ekonomi dönüyor, para bir yerlerde birikiyor, şirketler ayakta, devlet yükümlülüklerini yerine getiriyor. O yüzden yaşanan şey bir çöküş değil. Yaşanan şey, zamana yayılmış bir gelir transferi. Enflasyonla, ücret baskısıyla, alım gücünün sessizce eritilmesiyle emeklinin, emekçinin, esnafın, çiftçinin cebinden alınan para başka yerlere akıyor. Bu para yok olmuyor, buharlaşmıyor, kaybolmuyor. Sadece el değiştiriyor. Biz bunu kriz gibi hissediyoruz çünkü artık aktaracak bir şeyimiz kalmadı. Daha az yiyoruz, daha az alıyoruz, daha az yaşıyoruz. Aynı işi yapıp daha yoksul hissediyoruz. Hayat daralıyor. Kriz dediğimiz duygu buradan doğuyor. Yoksa sistem açısından bakıldığında ortada bir kriz yok. Kriz olsaydı bu düzen böyle sessiz çalışmazdı. Kriz kısa sürerdi. Oysa bu süreç uzun, planlı ve tek taraflı. Birileri sabırdan, fedakârlıktan bahsederken fedakârlık hep aynı yerden alınıyor. Reel gelir geri gelmiyor, kayıp telafi edilmiyor, yük kalıcı hâle geliyor. Bu artık geçici bir uyum değil, bilinçli ya da bilinçsiz bir tercihin sonucu.
Yorumlar
Yorum Gönder