Tek Taraflı Fedakarlık Enflasyonu Patlatır!

Enflasyonla mücadelede uygulanan politikaların temelinde toplam talebi kısmak yer alır. Ancak toplam talep yalnızca hane halkının ve firmaların harcamalarından ibaret değildir; devletin yaptığı harcamalar (G) ve dış dünyanın talebi (X-M) de bu denklemin önemli parçalarıdır. Dolayısıyla enflasyonu kontrol altına almak için yalnızca vatandaşların ve işletmelerin sırtına yük bindirilmesi, adil olmayan ve sürdürülemez bir yaklaşımdır.

Ekonomi, birbiriyle bağlantılı dengeler üzerine kuruludur ve bu dengeyi en iyi anlatan benzetme masa metaforudur. Dört ayağı olan bir masanın (Tüketim, Yatırım, Kamu Harcamaları, Net İhracat) ayaklarından biri eksik bırakıldığında, diğer ayaklara binen yük artar. Kamu harcamalarını görmezden gelip yalnızca hane halkı ve firmalardan fedakârlık beklemek, masanın dengesini bozmak gibidir. Önce küçük çatırdamalarla başlayan bu süreç, ilerleyen dönemde kırılmalara ve en nihayetinde sistemin tamamen dengesini kaybetmesine yol açabilir.

Bu nedenle, enflasyonun kontrolünde dengeli ve kapsayıcı politikalar uygulanması bir zorunluluktur. Kamu maliyesinin sorumluluk almadığı, yalnızca bireyler ve işletmeler üzerinde baskı kurulduğu bir ortamda fiyat istikrarı kalıcı olarak sağlanamaz. Tek taraflı politikalar sonucunda vatandaşın alım gücü düşerken, işletmelerin üretim kapasitesi daralır ve ekonomide küçülme riski ortaya çıkar. Böyle bir tablo, işsizlik oranlarının artmasına, gelir dağılımının bozulmasına ve toplumsal huzursuzlukların derinleşmesine zemin hazırlar.

Dengeli bir yaklaşımda kamunun da taşın altına elini koyması, yani bütçe disiplinini sağlaması, verimsiz harcamaları azaltması ve kaynakları doğru alanlara yönlendirmesi büyük önem taşır. Kamu, yalnızca gelir vergileri ya da dolaylı vergilerle vatandaşın cebinden para çıkmasını sağlamak yerine, kendi harcamalarında da tasarruf uygulamalı ve sorumluluk paylaşmalıdır. Böylece hem ekonomide güven ortamı korunur hem de enflasyonla mücadelenin sosyal maliyeti adaletli bir şekilde dağıtılır.

Unutulmaması gereken nokta, enflasyonun yalnızca rakamlardan ibaret olmadığıdır. Bu olgu, doğrudan insanların hayatına dokunan, mutfaktaki tencereyi etkileyen, işletmelerin yatırım kararlarını belirleyen bir gerçekliktir. Dolayısıyla kalıcı çözüm için ekonomi politikalarının tek yönlü değil, çok boyutlu düşünülmesi şarttır. Enflasyonu düşürmek adına masanın bir ayağını görmezden gelmek, uzun vadede bütün masayı devirmekten başka bir işe yaramaz. Doğru strateji, yükü dengeli dağıtarak toplumsal refahı koruyacak bütüncül bir ekonomik yol haritası çizmektir.

Yorumlar

Popüler Yayınlar