Ekonomi Neden Tek Bir Güçle Açıklanamaz?
Bir makasın kesme işlevini gerçekleştiren kısmın alt ağız mı yoksa üst ağız mı olduğunu sorgulamak, makasın doğasını anlamamak anlamına gelir. Zira makasın işlevi, iki metal parçasının uyumunda ve eş zamanlı hareketinde gizlidir; kesme eylemi, bu zorunlu birlikteliğin anlık sonucudur. Tek başına alt parça atıl bir metal yığınıdır; üst parça da öyle. Ancak bir araya geldiklerinde, işlevsellik kazanırlar.
İktisadi düşüncede sıklıkla karşılaşılan ve bir türlü neticelendirilemeyen değeri oluşturanın arz mı yoksa talep mi olduğu yönündeki ikilem, bu bağlamda beyhude ve kısır bir tartışma olarak değerlendirilmelidir. Bu sorgulama, makasın hangi ağzının daha önemli olduğunu sormak kadar sonuçsuzdur. Ekonomik değer, makasın o anlık kesme eylemine benzer şekilde, ne arzın tek başına bir eylemi ne de talebin tek başına bir isteğidir; değer, bu ikilinin karşılıklı, dinamik etkileşiminde hayat bulan bir olgudur.
Eğer ortada bir arz yoksa, yani somut bir ürün, hizmet veya emek sunulmuyorsa, en yakıcı ve acil talep bile karşılıksız kalan bir hayalden öteye gidemez. Sadece "istek beyan etmek" yeterli değildir; o isteğe cevap verecek bir üretim faktörünün piyasaya sunulması zorunludur.
Aynı şekilde, bir üreticinin ne kadar yenilikçi ve mükemmel bir ürün ortaya koyarsa koysun, piyasada onu arayan, ona ihtiyaç duyan ve onu satın alma gücüne sahip bir kitle (talep) mevcut değilse, o üretim sadece bir maliyet ve beklenen kârın gerçekleşmemesi demektir. İktisadi anlam ve piyasa değeri, ancak tüketim için uygun bir zemin oluştuğunda ortaya çıkar.
Ekonomik hayatın merkezindeki bu denge, bir çekişme alanı değil, zorunlu bir ortaklıktır. Kimi zaman yeni bir teknoloji veya üretim biçimi (arz şoku) piyasayı dönüştürürken, kimi zaman da hızla değişen tüketici eğilimleri (talep şoku) fiyatları ve üretimi yeniden şekillendirir. Ancak her durumda, yeni denge noktası yine bu iki gücün yeni kesişiminde teşekkül eder.
İktisadi düşüncenin olgunlaşması, tam da bu tür ikilikleri aşabilme yeteneğinden geçer. Ekonomik değeri tek bir kuvvete bağlamaya çalışan her türlü teorik veya ideolojik yaklaşım, makasın bütüncül işlevini reddetmek anlamına gelir. Gerçek değer, sadece arz edenin emeğiyle değil, aynı zamanda talep edenin fayda algısıyla birlikte eşzamanlı olarak varlık kazanır.
Yorumlar
Yorum Gönder